dude, where is mein kampf

Yalnızlıkla karışmasın kavramım.. Sahiplenilmemiş olarak yaşama! Hiçbir yere ait olmama dürtüsü.. Evet yaşıyorum, son zamanlarda, son yıllarda, ömrümün son çeyreğinde.. Memleket yok, anne yok, baba yok, arkadaş yok, sevgili yok.. Özgürlüğüme denk düşüyor düşününce..

Bağışlayın sevdalarım, kendimi parçalara ayıramadım! İşte bu çınlar kulaklarımda.. Gel-gitlerin arasında kendine yer arayışı insanoğlunun.. Ardından neyin ne olduğunun, aslında hep özgür olarak yaşayacağının kader kitabının daha ilk girişine yazılması vurulurken surata, hafif bir tebessüm gelir..

Her şeyden önce “ben” gelir benim hayatımda.. Sen yoksun benden önce!! Bunu bil!! Ne yapıyorsam/yapacaksam kendi bencilliğimdendir. Netlik, çıplaklık ne getirdi, ne götürecek.. Cümlelerimin bulanıklığından istediğini seçebilirsin ama sonunu iyi oku, noktam sert ve kesin olacaktır yoruma mahal vermeyerek..

Umut vardır hani.. Fakirin ekmeği! İnsan ne yapması gerektiğini bilip yine de yapmıyorsa bunu umuduna bağlamalı.. Demeli ki burdan besleniyor bu vahşiler.. Aldatılmış olabilirsin, çok istememe rağmen aldatılmadım hiç, aldatmadım da aynı zamanda.. Ama kalbi sadece bu köreltmiyor, sadece bu sertleştirmiyor bilesin. Gün gelir dersin sende “lan acıttı” diye ama dürüst ol!! İlk önce kendine.. İnsanoğlunun yaşamında en fazla kandırdığıdır kendisi.. Karşındakini kandırması zor güzel.. Hele ki zeki ise. Daha zeki olmanın tek yolu ise daha zeki bir rakiple oynamaktır.

Filmin nasıl sonlanacağını bilipte izlemesi ayrı bir keyif mi sence!? Sonunu biliyorsan eğer ayrıntılara yönelirsin.. İlk olarak hayatta analiz yapabilme yetisi hem güzelleştirir hem monotonlaştırır hayatı. İnsanları bilmek/tanımak zor güzel!! Benim gözlerimin her şeyi gördüğünü biliyor, zannediyorsun ya.. Zannettiklerinden daha fazlasını görebiliyorum aslında.. Bazı gerçekler vardır hayatta, insan kendine bile söylemekten çekinir.. Kendine susmamalı, kendine küsmemeli insan.. Dedim ya ilk önce kendine dürüst olmalı!!

Bazı küçük beyinlerden bahsetmek istedim şimdi.. Onlar çoklar.. Ondandır ağızlarından salyalarını akıtarak yalnız olmadıklarını düşlerler. Ne komikler.. Onlar hem yanızlar hem de özgür değiller aslında ama o küçücük beyinlerinde neyi nasıl tasvir ediyorlarsa asla anlamadım onları.. Bu yüzden içim huzur dolu! Hopladıkları kucakları mabed bellerler.. Garipler gerçekten. Halbuki cinselliğin hayatındaki yeri üçüncü sırada olupta onun yüceliğini sezebilecek az biraz kapasiteleri olsa, diğer ikisine asla ulaşamayacaklarını algılama yoluna belki girebilecekler. nafile..

Onlardan olmadığını bilipte sürüye dahil olmuş gibi gözükme durumu.. Sende bizdensin aslında!! Hiç kalabalığın ortasında oturupta insanların iğrenç suratlarına baktığın oldu mu!? Hiçbir şey vermeden almanın en zevkli yolu..

Ben kimsenin malı değilim.. Malı burda bir metafor olarak kullandım, yanlış anlaşılmasın! Bunu söylemek gerçekten haz veriyor insana.. Hele ki söylerken aynı senkronla bir de yaşayabiliyorsan işte o zaman “o” sun..

Paradigmalardan bahsedelim hadi.. Kolay olmadı bu kadar yükselmek. Tavuklarında kanatları var be güzel.. Kör paradigmalarla gelinmedi buralara.. Bundan beş sene sonrasını düşünüyorumda.. Shifting yani kaymak yersiz, aynı zamanda kendime edepsizlik!! Bilmediğin bir yola girmek cesaret midir sence?! Öyleyse aptallarda bulunur o cesaret bunu iyi belle.. Denedim olmadı değil benimkisi.. Aman ha yanlış anlama!! Olmayacağını bilerek denedim, hani fakirin ekmeğini uyuşturucu olarak kullandım desem olabilir buraya belkide.. Ona da aptallık dersen ki anlarım.. Ama bilmenin verdiği bilgelik var.

Keşkelerim hiç olmadı benim. Korkularımı o kadar sevdim ki.. Bilsen belki de kıskanırsın.. Bundan on sene kadar önce bir arkadaşıma söylediğim söz aklıma geldi.. Aitsizliğim o zamandan tecelli..

Bazıları var.. Yemin ederim her düşündüğümde güldürüyorlar beni. Onlara bir şey vermeye kalkarsın senin yüceliğinden yücelirler.. Alçalmanın en dipsiz yeri resmen!! Kulaklarına gerçekleri fısıldasan, yüce onos şahidim olsun anlamazlar.. İşte o zavallılar bundan dolayı güldürürler beni.. Ama kahkaha atmıyorum, o kadar da değil!!

Nitekim gözler önünü net biçimde gördüğünde, karşındaki dümdüz ovanın üzerinden sisler kalktığında, yani sabahın ilk ışıklarında işte.. İçi huzur dolar insanın..

Sizlere açık olan pencerem kapanırken, ben de kapısız evimde oturuyorum evet, gözlerimde boğulmayasınız diye..

Ağlamıyorum..

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir