Aldatan Kadınların 5 Bahanesi

 

Hep tartışılan bir konudur, aldatan erkeğin kiminle aldattığı. Cevabı da bellidir: “Kadınla!” Sonra devamı gelir: “Ama…”

 

İtiraf edilsin ya da edilmesin, aldatmak, hemen herkesin gizli bir tutkusudur. Ne var ki, özellikle kadınlar, yaşadıkları baskı ve toplum psikolojisi yüzündendir ki, bu konuda karda yürüyüp izlerini belli etmemek zorundadırlar. Şimdi gelelim, kadınların neden aldattıklarına;

İntikam

Kadınların en birinci bahanesidir, intikam. “Aldattım, çünkü o da beni aldattı.” Bu yüzdendir ki, yaptıkları her şeyi kendilerine hak, eşlerine müstehak görürler. Bu yüzdendir ki, suçluluk hissetmezler. Ve yine bu yüzdendir ki, hata olmadıklarını düşündükleri bu işe devam ederler. Kadınların korkunç kinini hesaba katmayan erkekler, aldatırken bir kez daha düşünmelidirler.

İlgisizlik

İlgiye çoğu kez muhtaç durumdaki kadınlar, bu açıdan küçük bir çocuktan farksızdırlar. Bu ilginin azaldığını hissettikleri anda doğal bir tepki olarak yeni arayışlara yönelirler ve kısa zamanda bulmaları da kaçınılmazdır. Unutulmamalıdır ki, kadınların kırılgan yapısı, hatalı da olsalar çabuk kararlar vermelerinin en temel sebebidir. Duygu yoğunluğu yaşadığı dönemlerde bir kadının başka bir erkeğe tutulması ve tutunmaya çalışması, şaşırılamayacak kadar kolay gerçekleşebilir.

Keşfetmek

Özellikle kadınların kendilerini ve isteklerini keşfetme konusunda yetersiz kaldığı, bunun da yine toplum psikolojinden kaynaklandığı bilinmektedir. Fakat bir an vardır, bu psikolojinin hiçbir şey ifade etmediği ve kadının kabuğunu kırabildiği. Sonrası, büyük bir girdaba, geniş bir hava akımına benzeyecektir ve kadın için ne çocuk, ne iş, ne aile önem arz edecektir. Evet, kadın, aldatmayı keşfedecektir.

Boşluk

O ya da bu sebeple bir çeşit boşluğa düşen kadınlar, kendilerini oyalayacak, yaşamlarına anlam katacak bir şeyin arayışı içindedirler. Bu da genellikle centilmen bir erkektir. Onunla yeni bir başlangıç değilse de, yeni bir heyecan için yola çıkarlar ve bunun adı aldatmaysa da umursamazlar.

Tatmin

Beğenilmenin, arzulanmanın yaşattığı mutluluğa herkes, ama özellikle de kadınlar büyük açlık duyarlar. İsterler ki, ne kadar güzel, çekici oldukları kendilerine hissettirilsin ve bu yapılırken de sözcüklerden ziyade, edimlerden istifade edilsin. Bakışıyla, dokunuşuyla, koklamasıyla ve daha pek çok şeyle bir erkek tarafından kadınlıklarının yeniden yaşatılmasını arzulayacaklardır. Bu uğurda kadınlar eşlerini rahatlıkla hiçe sayacak, hele eşleri kendilerini güzel hissettirmiyorlarsa, onları hiç mi hiç umursamayacaklardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir