Big Little Lies Dizi İncelemesi

 

Başta kadrosundan etkilenip izlemeye başladığım ardından dizinin gizemine kapılıp sürekli izlediğim ancak sonunda bende birazcık hayal kırıklığı yaratan bir diziydi diyebilirim. Big Little Lies IMDb puanı 8.7 olan bir mini dizi. Mini diziler bölümlerinin sayısı önceden belirlenmiş diziler. Yani bir sonraki sezon gelecek mi gelmeyecek mi derdi yok.

Not: Yani öyle olması gerekiyordu…  Reese Witherspoon’u Ellen’da izlediğimde 2. sezon için senaristlerle görüştüklerini söyledi. Yani büyük ihtimalle dizinin 2. sezonu geliyor. 

Dizi zengin bir muhitte yaşayan ailelerin 1. sınıfa giden çocuklarının arasında başlayan gerginlikten yola çıkarak bir cinayeti anlatıyor. Liane Moriarty‘nin çoksatan romanından uyarlanan diziyi Dallas Buyers Club’ın Jean-Marc Vallée yönetmiş.

Reese WitherspoonNicole Kidman ve Shailene Woodley‘in başrollerini paylaştığı dizide Alexander SkarsgårdAdam Scott ve Zoë Kravitz gibi isimler de yer alıyor.

Bir roman uyarlaması olan, pek çok karaktere ait öyküler anlatmaya soyunan Big Little Lies bir yandan kadın bakış açısı ağırlıklı bir drama diğer yandan da bir polisiye öykü vadediyor. Drama kısmında Monterey adındaki sahil kasabasında yaşayan, ana sınıfına yeni başlamış çocuklardan birinin diğeri üzerinde uyguladığı şiddet karşısında annelerin takındıkları tavırlar üzerinden bu annelerin hayatlarına odaklanıyor. Görüyoruz ki aslında en mutlu görüneni, en refah içinde olanı bile mutsuz. Kutsal Amerikan ailesi imajını kazıyan dizi altından çıkan ebeveyn olma, eş olma, boşanma, aldatma, toplum beklentilerine verilen tavizler ve kurban psikolojisi üzerinden tecavüz, aile içi şiddet , şiddetin genetik yatkınlığı gibi meseleleri irdeliyor. Ancak alt alta yazarken bile epey vakit alan bunca konuda sağlam, dinamik senaryosunun yardımıyla zaman zaman dişe dokunur saptamalar yapsa, farklı bakış açıları yakalasa da öykücüklerin tümünü tam olarak toparlayabildiğini oyuncularının tam desteğine rağmen çok derinlere inebildiğini söylemek zor.

Diziyi beğendiğimi söyleyebilirim. Çekimler güzeldi. Kadro zaten mükemmel. Witherspoon, Kidman zaten kendilerini kanıtlamış oyuncular. Woodley’i de bu filmde beğendim doğrusu. Adam Scott’ı Parks and Recreation’dan sonra böyle bir dizide görmeyi beklemiyordum. Oldukça başarılıydı. Müzikler çok güzeldi. İzlerken pek çok yeni şarkı keşfettim.

Beğenmediğim tek şey sonunun fazla tahmin edilebilir oluşuydu. Ortada bir cinayet olduğu belli ancak diziyi başından itibaren kimin öldüğünü bilmeden izliyoruz. Arada dizinin yan oyuncularının tanık ifadelerini izliyoruz. Dizi temelde üç ailenin etrafında gelişiyor: Reese Witherspoon’un canlandırdığı Madeline ve Adam Scott’un canlandırdığı Ed’in ailesi, Nicole Kidman’ın canlandırdığı Celeste ve Alexander Skarsgård’ın canlandırdığı Perry Wright’ın ailesi, bekar bir anne olan ve Shailene Woodley’in canlandırdığı Jane Chapman ve oğlunun ailesi. Dizi hayatları mükemmelmiş gibi görünen zenginlerin hayatlarının içine dalıyor ve aslında bize hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösteriyor. Big Little Lies, bir cinayeti anlatırken aynı zamanda kadına şiddet, boşanma, tecavüz ve bekar bir annenin tutunmaya çalışması gibi temalara değiniyor. Biraz da pozitivizm eleştirisi var sanki. Suçlu bir babanın oğlu da suça eğilimli midir sorusunun cevabını öğreniyoruz.

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir