Bir Şarkı İsmi Severek Ayrılalım..

 

paradigma çatışmalarından kaynaklanan bir zorunlu kopuş halidir.
nedir bu paradigmalar:

*hayatın gerçekleri paradigması:
hayatın gerçekleri paradigması yeşilçam sineması başta olmak üzere melodramlardan aşina olduğumuz bir tür “ seni seviyorum ama….”lar silsilesidir.
örneğin:,
seni seviyorum ama sen şöförün oğlusun
seni seviyorum ama bir sürü okul bitirdim, doktoram bile var, sen ise şöylesin ve böylesin,
seni seviyorum ama ben yurt dışına gidiyorum ve belki de dönmeyeceğim.

bu örnekler her ilişkinin farklı bir dinamiği olduğu düşünüldüğünde sonsuz sayıdadır, çoğaltılabilir.
hayatın gerçekleri paradigmasının su yüzüne çıkmasına yardımcı olan etmenler:
annebabakardeşler, amcakuzen, yakın arkadaşlar ve benzeri yakın kişilerdir.

anne faktörü: kızım o çocuk seni mutlu ediyorsa onunla ol. seni sevenin yanında ol. ama sen sen ol baban gibi bir adamla sakın evlenme. hayatın tüm yükünü omuzlarımda taşıdım babanız yanımda değildi. o mükemmel bir baba ama kötü bir eş. baştan hiçbir şeye evet deme kızım. değerini bilsinler. hele ki evlenirken “eksikler zamanla tamamlanır” laflarına kanma. bu lafın anlamı “eksikler bana hiç batmıyor sen istersen tamamlarsın” olabilir. dikkat et. ama babanızı yine de seviyorum. canım kocam benim. sen sakın benim gibi aptal olma kızım.

baba faktörü: kızım sen akıllısındır. o kadar okudun yazdın. doğrusu neyse onu yaparsın. o adam sana “onu giyme” “oraya gitme” “şunu yapma bunu yapma” derse kaçarak uzaklaş. biz seni ormanda büyütmedik. sen kentli bir ailenin “large olmayan” ama conservatif de kalmayan atmosferinde büyüdün. bunları unutma. annen gibi deli olma. sen akıllısın. öyle kal.

amca faktörü: kızım yavrucuğum dünya 150 sene sonra ayvayı yiyecek. kuzey yarımküretamamen buz tutacak. güney yarımküre ise çöl olacak. hal böyleyken sakın evleneyim çocuk yapayım deme. yazık değil mi çocuklarına. bu çocuk seninle ciddi düşünüyor demek. ama unutma ki günde 100 boşanma davası oluyor günümüzde. gerçi insanın bir evi, yuvası olması da güzel. kesinlikle evlilik kurumu devam etmeli. benim oğlan da evden ayrıldı. o kızla birlikte yaşıyor artık. eh bir torunum olsun da seveyim di mi..hi hi…yani sen bilirsin kızım. üzülmeni istemem ben.

kardeş faktörü: kızım daha hayatta yapacak tonla iş var. kariyerinin doruklarına çıkacaksın. evlilik yenilgiyi erken kabul etmektir. sen hep saf ve salaktın zaten. iki sevgi sözcüğü tamam. nasıl bu kadar çabuk sevebiliyorsun ulan. ben seni 26 senede ancak sevebildim…şaka şaka. canım kardeşim benim. prensesim. o herife söyle işlerini yoluna koysun. bir düşünürüz o zaman. neyi düşüneceksek. kerata.

evet söz konusu faktörler seven ve ayrılmak istemeyen bireyin zihnine enjekte edilir. herkes çelişik ifadeler vermektedir.
ilişkiyi yaşayan kişilerse “kim ne derse desin” bağlamında yaşamlarını sürdürürler.

hayatın gerçekleri paradigması böyledir. bu dışsal etmenleri içeren bir paradigmaydı. bir de içeriden gelen etmenlere bakalım ve bir paradigma uyduralım.

**çocuk da yaparım kariyer de paradigması:
bu paradigma kişinin kendisiyle çatışmalarının yoğunlaştığı bir paradigmadır. bir tarafın büyük hedefleri vardır. ve bu hedeflerin başında ya da ortasında bir yerlerdedir. yaşam standartlarını daha da yükseltmek, mudo concept’in indirim günlerini takip etmek istemektedir.
iş yaşamı ve arkadaşları ile geçirdiği dakikalar ile sevdiği kişi ile yarattığı masalsı dünya karşı karşıya gelmektedir kimi zaman.
hayat sadece o iki kişiden oluşsa her şey öyle eksiksiz ve güzeldir ki.
bu tür çatışmalar şu tür iç sesler üretir:
“ben onu çok seviyorum. o da beni. birlikteyken öyle güzel ki her şey. huzur, güven”
“onunla televizyon izlemek hatta mainstream gazeteler (sabahhürriyetvatan) okumak bile çok zevkli”
“onunla flash tv’de gerçek kesiti izlemek bile fransız sinemasının en sanatsal ürünlerini izlemek gibi”
“birlikte kahvaltı hazırlamak, 30 yıllık evli çiftler gibi parklarda oturup yüzen ördekleri izlemek, sessiz ve sakin.”

işte iç sesler bunları söylemektedir.

ama özellikle pms evresinde dişi tarafta teller kopar. “nerdeyim ben. burası neresi be. ne çocuğu, ne evliliği. kariyerim her şeyim. ühüüüüüüüüüüüüüü.”

sonra bu çatışmalar yerini fırtına sonrası durulan deniz gibi bir ruh haline bırakır gider.
seni seviyorum bağlamında cümleler sahne alır.

şimdi bir diğer paradigmaya geçiyoruz. daha önceki paradigmalarımızda dışsal ve içsel faktörleri irdeledik. şimdi sıra bir diğer faktörde. ilişkinin tarafları arasında yaşanan çatışmaların yer aldığı bir paradigma uyduralım. adı da amiyane tabiriyle “ne senle ne de sensiz” paradigması olsun.
buyrun.

***ne senle ne de sensiz paradigması:
bu paradigmada önceki iki paradigmada saydığımız faktörlerin de –anne, baba, iç çatışmalar” etkisiyle baş gösteren, ilişkinin taraflarının karşılıklı olarak yaşadığı çatışmalardan söz ediyoruz.
iki taraf da birbirini pek çok sevmektedir. ama kimi anlarda birinin “a” dediğine diğeri “b” demekte. biri mersine giderken diğeri tersine gitmektedir. bu da sabahın körü ya da gece yarısı ayrımı yapmaksızın kimi tartışmalara neden olmaktadır.
şu tür konuşmalar gerçekleşir:

“sen eskisi gibi sevmiyorsun zaten beni”
“seni mutlu edemeyeceğimi düşünüyorsan gerekeni yap”
“bana daha ne kadar tahammül edebilirsin ki zaten”
“seni benden daha çok sevebilecek bir adam daha tanırsan getir benimle de tanıştır”
“ben çıkıyorum. işten çıkınca ararım.”
“kahveni bitirmeyecek misin”

ve işte bu yazının çözülme noktasına geldik.
severek ayrılmak bu son paradigmada çözülecek bir durumdur.
tüm iç ve dış etkenler sonucunda eğer taraflar hala tahammül edebiliyorlarsa birbirlerine ve hala
sarılıp birbirlerine sevgi sözcüklerini sarfedebiliyorlarsa:
“ severek ayrılalım ama akşama görüşürüz” şeklinde özetlenebilecek bir durumla karşı karşıyayızdır.

özetle gücün bittiği yerde sevgi de bitmiştir demek yanlış olur. insan sever de ayrılır da. en güzel sevgi sevgiye rağmen olandır. ve ayrılık sevgiye rağmense en acı çikolatadır.

ps: yazılan ile yazan arasında paralellik kurmayınız, bir pay çıkarmayınız, ütünün fişini çekip çıkınız.

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir