Deliye benzer bir halim mi var ?

Merhaba Canım Sevgilim.. Bu sabaha da seni severek uyandım. Tabii bazen bütün hırsımı, öfkemi senden çıkartasım geliyor ama bu ayrı bir mesele. Genel anlamda karşılıklı olarak sevişiyoruz seninle. Zaten aşk’ın da oluru bu değil mi ? Hırs Tutku dolu karşılıklı bir seviş hali… Neden bilmiyorum bugün üzerimde okumayı yeni sökmüş bir çocuğun heyecanı var.. Sen sanki kocaman bir metinmişsin de ben seni heceleyerek okumaya çalışıyormuşum gibi..

Şimdi düşünüyorum da ne kadar mutlu olabiliriz acaba seninle.. Hele ki sen aşkın yüzünden acı çekerken.. “Aşk zaten acıtır” lafına sığınabilir miyiz bu durumda ? Bizi biraz olsun rahatlatır mı bu çoğunluk tarafından kabul görmüş cümle.. Biliyorum kafanın içinde cevaplayamadığım ve ya gerçeklerle yüz yüze gelmemek için aklına getirmediğin bir sürü soru var. Keşke bunların farkında olmasaydım. Bu beni öylesine korkutuyor ki.. Şimdi neden korkuyorsun diyeceksin. Çünkü sen daha “ sorgulamaya” başlamadın. Yaşadıklarını, duygularını, düşüncelerini sorgulamaya başladığın an sevgili sevgilim, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Bilirsin ben karamsar insanın tekiyim; Elif Şafak gibi “ nereden biliyorsun altının üstünden hayırlı olmayacağını ” diyerek teselli edemeyecem kendimi..

Aslına bakacak olursak biz seninle çok mutlu da olabiliriz, büyük aşklar gibi “ her şeye rağmen birlikte olmaya çalışıp ” basit bir trajediyle ayrılabiliriz de. Nitekim yaşayıp görmek lazım değil mi… Sevmek, sevilmek basit gibi görünse de dolaylı anlatımlardan geçen alengirli bir iş. Ayağa paslarla rakip kaleye gitmeye çalışan bir futbol takımı mantığı ile yaklaşırsak olaya, golü kendi kalemizde görebiliriz..

Sevgili sevgilim, bir çok ortak noktamız ve diğer taraftan baktığımızda bizi ayrı dünyaların insanı yapan farklılıklarımız var. Şimdi bize düşen ne biliyor musun ? Bütün bu malzemeleri aynı kaba koyup var gücümüzle çalkalamak.. Shake Shake.. İyice karışmak için yapmalıyız bunu.. Sonra ortaya çıkan gökkuşağından hallice karışımı, afili bir kokteyl bardağına alıp yanına da minnak bir şemsiye kondurduk mu.. Kafamızdaki “biz ayrılamayız” resmini de tamamlamış oluruz.

Merak etme ama işler umduğumuz gibi gitmezse atalarımızın dediği gibi “ Mecnuna Leylayı unutturacak bir çöl elbette bulunur ”.. Ama şimdiden söyleyeyim bu ikinci seçeneği hiç sevmedim ben..

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir