İş Yaşamında Pozitif Olabilmek Sandığınız Kadar Zor Değil

Her işin kendine göre stres dolu yanları var. Zaman zaman kritik anlarda nasıl davranmamız gerektiğini kestiremiyoruz. Bazen bağırıyor, çağırıyor; bazense tepkisiz kalabiliyoruz, ağızdan çıkan tek söz “Tamam.” oluyor kısık bir tonlama ile. Haliyle moraller sıfırlanıyor. “Neden işler yolunda gitmiyor?”dan “Neden yapamıyorum?”a kadar bir çok söz dizisi aklımızdan geçebiliyor. Hele de sizin çabanızı fark etmeyen (ya da fark etmemezlikten geliyor da olabilirler) üstleriniz varsa, işte durum o zaman sıkıntılı. Bu noktada iki aylık üretim sektöründeki gözlemlerimden sizlere farklı çözüm yolları sunmaya çalışacağım.

Duygular bulaşıcıdır. Bunu sakın unutmayın. Eğer ki birini üzgün görürseniz sizin de moraliniz bozulur. “Acaba nesi var?” diye düşünürken bile tüm neşenizi yerle bir edebilirsiniz. Bir de moraliniz bozukken, çok düşünceli bir anınızda karşınızdan gelen kişinin bir gülümsemesi bile size hüznünüzü unutturacaktır. İşte bu nedenledir ki sabah fabrikaya girdiğimde herkese “Günaydın” diyerek giriyorum, neşeli bir ses tonuyla. Bu da benim kendi motivasyon yöntemim. 🙂

İnsanlara durup dururken “N’aber?” diye sormak da ayrı bir adetimdir. O an çok düşünceli, sıkıntılı, morali bozuk görünüyorsa işte bunları unutturup işine odaklanmasını sağlamak bizim takip etmemiz gereken bir durum. Eğer ki onların yaptığı işten sorumluysak, kaliteli malzeme istiyorsak çalışanların motivasyonunu da sağlamalıyız. Mesela ben zaman zaman (tabi ki işimi bitirdiğim zamanlarda veyahut ufak mola vermem gereken zamanlarda) yanlarına gidip işlerine yardımcı oluyorum edasıyla sohbet edip işlerin de yürüyüp yürümediğinin kontrolünü yapıyorum. Klasik yönetici mantığıyla bağırıp çağırarak hiç bir şeyin elde edilemediğini biliyorum çünkü. Karşınızdakinin astınız olsa dahi insan olduğunu unutmamak gerekir. Elbette ki çok yumuşak davranın demiyorum. Ama olması gereken kıvamı tutturmak gerekir yoksa kek istediğimiz gibi kabarmaz. 🙂

Doğru sonuçlar istiyorsak karşımızdakine güvenmeliyiz. Eğer ki sizin onu herhangi bir durumda en tepedekilere karşı savunmayacağınızı biliyorsa, bu noktada çalışan da size güvenmediğinden istediğiniz bilgiyi tam anlamıyla vermeyecektir. Yalan da söyleyecektir. Sizi sevmeyeceği için aranızda gerçekleşen münakaşayı herkese anlatacağı gibi sizin popülaritenizi(!) artıracaktır.

Elbette ki benim söylediğim senaryolarda farklı kişiler de bulunacaktır. Böyle durumlarda da size doğru verileri sağlamayan, işini düzgün yapmayan çalış(may)anı uzun süre tutmanın da ek maliyetler getireceğini unutmamak gerekir.

Eğer ki doğru çalışanları, doğru işlerle buluşturmayı başaran bir beyaz yaka iseniz işlerin takibini mavi yakanın başında yapmanız da gerekmez. Özellikle gece vardiyalarında bu tür sıkıntılar olabiliyor. Onlara iş emirleri vereceksiniz, istediğiniz malzemelerin sabaha hazır olması gerektiğini söyleyeceksiniz ve bunların takibini yaptığınızı hissettireceksiniz.

Ortamdaki huzursuzlukları ufacık bir teşekkür ile bile yok edebilirsiniz. İş yerinde saatlerce çabalamanız size bataklıkta debeleniyor hissi verebilir. Bataklıkta debelendikçe daha çabuk batarsınız bunu da unutmayınız. Kelimelerin gücüne inanın. Konuşurken kelimelerin yerlerini değiştirdiğinizde bile anlamların ne kadar çok değiştiğini biliyorsunuz. Öncelikle iletişiminizin iyi olması gerekiyor. Satın almadan, planlamaya; üretimden, sevkiyata yapılan tüm işler iyi bir takip gerektiriyor. Bunları planlayarak gitmelisiniz ancak kendinizi iyi ifade edemediğiniz sürece işleriniz istediğiniz gibi gitmeyecektir.

Ufak tüyolarımı dikkate alıp da bir hafta gibi bir sürede denemenizi tavsiye ediyorum. Ama bunları yaparken lütfen sinirlenmeyin, sakin olun ve hep gülümseyin. Dalga geçer gibi de olmasın. İçten olun. İşte o zaman fark edeceksiniz ki işler daha az stressiz ve yolunda gidiyor. Ve ayrıca yine o zaman fark edeceksiniz işlerin yolunda gitmemesinin asıl nedeni kabak çekirdeği gibi ortaya çıkacak. Üstelik sabah uyandığınızda işe gitmeme isteğiniz de ortadan kalkacak!

Yazar: dilaratoker

1 thought on “İş Yaşamında Pozitif Olabilmek Sandığınız Kadar Zor Değil

    Nick Boniello

    (Eylül 21, 2017 - 4:51 pm)

    I will immediately grab your rss feed as I can not in finding your email subscription hyperlink or newsletter service. Do you’ve any? Please permit me recognise in order that I may just subscribe. Thanks.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir