Oturduğunuz Yerden Para Kazanmak İster misiniz?

 

Son yıllarda hepimiz bu başlığa bakarak yeni kazançlar aramaya başladık. Hepimizin nedenleri vardı. Kimimizin borcu, kimimizin refah yaşama isteği, kimimizin de kendi işinin patronu olma isteği… Bir takım insanlar da bunun için bir araya gelerek Network Marketing denilen bu olguyu ortaya attılar. Network marketing Türkçeleştirdiğimizde ağ pazarlama olarak karşımıza çıkıyor. Biraz daha açacak olursak, kendi iletişim ağınızı oluşturup bir takım kurallar dahilinde pazarlama ağınızı genişletiyorsunuz. Ne kadar geniş bir ağınız olursa – ki burada ikna yeteneğiniz de oldukça ön plana çıkıyor – o kadar fazla kazanıyor, kazandırıyorsunuz.

Geçtiğimiz son 10 yıl içerisinde network marketing inanılmaz derece büyüdü ve hemen hemen herkes bir network marketing sistemine dahil oldu. Kimi istenilen etkiyi elde edemeyince bıraktı. Kimi ise bu işin bu kadar meşakkatli olduğunu anlatmadıkları için kendisini bu sisteme dahil edenlerle kavga etti ve tüm bu sistemlere küstü. Aynı zamanda bir endüstri mühendisi ve/veya adayıyken (ki bazı sistemlerle daha öğrenciyken) tanıştım ve bunları inceleme fırsatım oldu.

Çoğunun mantığı kurucular çok kazansın mantığıyla çalışıyor. Hiyerarşik bir yapı düşünün. En tepedeki kişinin minimum iki üye oluşturduğunu ve bu aradaki bağları üyelerin de kopyalama mantığıyla devam ettirdiğini. Sadece ikişer kişiden bile mükemmel bir iletişim ağı karşımıza çıkıyor. İlk yıllarda ağ pazarlamada bu durum çok önemliydi. Daha sonradan fark edildi ki pazarlanan hizmet veya ürünün de kaliteli ve uygun fiyatla alınıyor olması tüketici ya da sisteme dahil olan/olacak üyeler tarafından çok önemli. Tabii ki arada belirli puanlarla alışveriş yapılması zorunluluğu, kişinin evinde biriken ürün stokları da cabası…

Bu nedenle bir takım insanlar çalışmayı düzgün yapamayanların bunlarla karşılaştıklarını görerek bu tür ağ sistemlerinden uzak duruyorlar. Bu tür insanlar “Network” kelimesini duyduklarında hemen “Ben o işlere iyi bakmıyorum. Hayır, gerek yok.” moduna hızlı bir geçiş yapıyorlar. Halbuki farkında olmasak da bankaların bile bizi bu tür sistemlere çektiklerini görmek mümkün. Hiç telefonunuza bir tanıdığınızı getirin size şöyle bonus puanlar verelim tarzı mesajlar gelmedi mi?

Naçizane fikrimi sunayım. Kusura bakmayın ama kimse oturduğu yerden milyonlar kazanmıyor. Atalarımız ne güzel demişler: “Emek olmadan yemek olmaz!” Ben de bu sistemlerden birinde boş zamanlarımda distribütörlük yapıyorum. (Distribütör: Kullanıcının bu sistemlerdeki afili adı) Ek iş olarak bu işleri yapmanızda hiçbir sakınca yok elbette. Eğer ki güvendiğiniz bir tanıdığınızdan böyle bir teklif gelirse (sistemi de iyice inceledikten sonra) kullanıcı olarak bu sistemlere dahil olabilirsiniz. Sonuçta ürünleri indirimli almak hepimizin işine gelir. 🙂

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir