Orta Refüj

Bir şey başladığında genellikle nasıl biteceği hakkında bir fikrimiz olmaz…..

Sözlükler kederin tanımızı şöyle yapıyor “ bir kaybın veya felaketin ardından yaşanan büyük zihinsel acı “. Keskin ızdırap. Acı verici pişmanlık. “ Keder” herkese farklı zamanlarda, farklı şekillerde gelir. Esas kötü olan şey ise onu kontrol edemiyor oluşumuzdur. Yapabileceğimiz, elimizden gelen en iyi şey ise bize geldiğinde onu hissedebilmektir. En kötü tarafı da atlattığımızı düşündüğümüz anda en baştan başlayabilmesidir. Ve bu ben dahil hepimiz nefesini keser….

Ölürken ya da yıkıcı bir kayıp yaşarken acının beş farklı evresinden geçeriz. Önce bunu inkar ederiz. Çünkü bu kayıp daha önce hiç aklımıza gelmez. Doğruluğuna inanmayız. Herkese kızarız. Geride kalanlara kızarız. Kendimize kızarız. Sonra pazarlığa girişiriz. Yalvarırız, rica ederiz. Sahip olduğumuz her şeyi teklif ederiz. Sadece fazladan bir gün için. Pazarlık işe yaramazsa öfkemizi taşımak da zorlaşır. Ve bunalıma sürükleniriz. Çaresizliğe.. Taa ki elimizden gelen her şeyi yaptığımızı kabul edene kadar. Gitsin diye bırakırız. Bırakırız ve kabullenmeye yöneliriz…

Bunları nereden mi biliyorum. Çünkü yaşıyorum…

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir