Yalan Söyleme Sanatı

 

Son zamanlarda -bunun biraz da iş hayatına atılmış olmamla ilgisi çok büyük- insanlara dürüst olmanın önemini farklı konularda anlatmaya çalışırken yakalıyorum kendimi. Ama bazen kişilerin değişmesini beklememelisiniz. Çünkü bazıları kendi yalanlarına o kadar çok inanıyor ki yalan artık gerçekliğe dönüşüyor. İşte bu noktada o kişiler bana göre “Yalan Sanatçıları”.

Peki neden yalan söyleniliyor, yalan söylemeye ihtiyaç duyuluyor? Genellikle söylenen yalanların sebepleri; kişinin kendisini dışarıya karşı “mükemmel” gösterme çabası, başının belaya girmesinden korkması ve en çok zor durumda kalınan başkalarının duygularını incitmeme dileği.

Daha küçük yaşta yalan söylemek keşfediliyor, öğreniliyor. Yaramazlık sonucunda ebeveyninin ona çok kızacağını düşünen çocuk “Ben yapmadım.” diyerek başlıyor yalanlarına. Daha sonra büyüyor ve bu yalanlar renklenmeye başlıyor. Beyaz yalanlar!

Peki, erkeklerin kadınlara oranla daha fazla yalan söylediğini biliyor muydunuz? Yeni biri ile tanıştığınızda 10 dakika içerisinde en az 2-3 kere yalan söyleyeceğini düşünüyor olmak bile artık dünyamızın koca bir yalandan ibaret olduğunun koca gerçeği değil midir?

Yalanlar, yalanlar, yalanlar…

Bana kalırsa yalanın rengi olmaz, yalan yalandır. Gerçekler ne kadar acıtacak olsa da illa ki bir taraf üzülecek. Yalan söylemek kaçınılmaz sonu geciktirmekle kalmayıp kızgınlığı, kırgınlığı ve öfkeyi daha da artıracaktır. Hatta en kötüsü bu öfkenin nefrete dönüşmesi! Ne olursa olsun gerçekleri söylemeyi savunuyorum. İşte bu yüzdendir ki yalan söylemeyi beceremiyorum.

Yazar: dilaratoker

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir